SİZ ŞİMDİ SADECE HAYAL EDİN.
**Sevdiğinizi bir cafeye götürdünüz. Duvarında, büyükçe bir ekranı bulunan bu cafede birazdan alkışlar kopacak… Bu yer; bir sinema salonu, ya da lcd televizyonu bulunan herhangi bir yer olabilir.
**Ekranda başlayan videoda bir şeyler var…
**Küçük bir kız çocuğu elinde tuttuğu çiçeği ekrana doğru götürüyor ve sizin onu ne kadar çok sevdiğinizi söylüyor.
**Kız çocuğu ekrandan el sallayarak ayrılırken; yerine bir İlköğretim Okulunun 500 öğrencili dev kadrosu geliyor. Tüm neşeleri ve pırıl pırıllıklarıyla haykırıyorlar, sizin onu kadar çok sevdiğinizi.
**Sonra, bir Belediye Zabıtası beliriyor ekranda… Halkalı şapkasıyla, o da söylüyor sizin onu ne kadar çok sevdiğinizi.
**Bir İETT otobüs şoförü; direksiyondan selam yolluyor ve sizin onu kadar çok sevdiğinizi söylüyor.
**Döner ustası, elinde döner bıçağı ile anlatıyor sevginizi.
**Bir sokak çalgıcısı, sizin için gıcırdatıyor enstrümanını… Sanki bütün doğa; tüm canlılarıyla, tüm maddeleriyle sizin için ortak olmuş, çalışıyor gibi…
**Mutlu bir çift; “siz de bizim gibi mutlu olun” derken, el ele tutuşuyorlar.
**Ellerinde rengarenk balonlarla dolaşan çocuklar da haykırıyorlar sizin ona olan aşkınızı.
**Sevdiğiniz bu arada şaşkın bakışlarla, ağlamaklı oluyor… Video devam ediyor.
**Aşkınızın anlamı uluslararası bir boyut kazanıyor. Birçok milletten insan; kendi dillerince sizin ona olan aşkınızı anlatıyorlar. Japon, Amerikalı, Çinli, Alman, İngiliz, Güney Amerikalı ve Afrikalı insanlar,kendi dilleriyle anlatıyorlar aşkınızı.
**Bu gösteri, her milletten insanların; el ele; sizin için bir şarkı ya da şiiri TÜRKÇE olarak okumasıyla devam ediyor.
**Evet… Tüm dünya insanları Türkçe olarak anlatıyor sizin ona olan aşkınızı…
**Arka fonda; sizin ortak şarkınız, aşkınızın müziği çalarken, insanlar sizin için; gönüllü, ortak bir çabada bulunuyorlar.
**Ve bu çabayı gördüğünde; sevdiğiniz, gözyaşlarını tutamıyor.